| Kadınları Etkileme Tavlama Baştan Çıkarma - Yeni Gelenler Önce Burayı Okuyun |
gte mso 10]>

Siz maliyecileri bilir misiniz ? beterdir halleri. Peki Ya gümrükçüleri?. Gümrükçülerin hali maliyecilerin halinden de beterdir. Peki Rekabetçileri ( rekabet kurulu ) onların hali kıyaktır.
Peki neden perişandır maliyecilerin ve gümrükçülerin halleri. Bilmeleri gereken bir sürü kanun, tebliğ, yönetmelik falan vardır. Bunlar onların umurunda bile değildir. Hepsini de bilirler. Onların hallerini vahim hale getirense sürekli değişen kanun ve yönetmelikler, yani yeni çıkan tebliğlerdir. Çıkar da çıkar. Sürekli işler değişir. Sürekli yenilik vardır.
Oysa rekabet işi daha bellidir. Bir avukat ceza yasasını ezberlemiştir artık en ince bentlerine kadar bir gün gelir. 5237 sayılı yeni ceza kanunu çıkar. Düşünsenize ne sıkıntı. Kelimesine kadar bildiğiniz bir kanun yürürlükten kalkmış ve yepyeni bir kanun gelmiştir. İşin yoksa otur yeniden başla.
Kelimenin tam anlamı ile budur yaşanan.
YENİDEN BAŞLAMAK.
Oysa değişimden önceki hal ne rahattır. Olan biten bellidir. Yapabildiğin kadar yapıyorsundur. Yeniliğe adapte olmak için emek ve zaman ayırman gerekmektedir. Bazıları savsaklar bazıları ise hiç durmadan yeniden başlarlar. Çalışırlar.
İşte bunlar kazananlardır.
Konu maliye,gümrük ya da ceza yasası olduğunda kolay anlaşılır olan bu hal biraz daha sosyal hayata döndüğünüzde daha da zorlaşır. Neden derseniz eskisi kalmamıştır artık. Uygulama da yenisine geçilmiştir. Eskisi ile devam etme imkanı yoktur.
Birde bunun mecburi olmayan durumu vardır. Devlet dairelerinde uzun sürelerdir çalışan adamlar görürsünüz. Daktilo ile facit denen araçla çalışmış adamlardır bunlar. Sonra bilgisayar çıkmıştır. Bu bir yeniliktir. Bu adamlardan çok gördüm ben. Bazısı canavar gibi bilgisayar kullanırken bazısı hala hesaplamalarını facit ile yapmakta inat etmektedir. Burada seçim söz konusudur.
Bilgisayar geldiğinde alışılmış olanı bırakıp bilgisayarla uğraşmak zordur. Biri zor olanı seçmiş, diğeri ise daktilosu ile devam etmiştir. Bilgisayarla uğraşmaya başlayan ilk başlarda salak gibi görünmeye başlamıştır. Sistem hala facit üzerinden yürümektedir zira.
Aradan yıllar geçmiştir. Köprünün altından çok sular akmıştır. Artık facit kullananlar da facitler gibi müzelik olmuşlardır. Çok ilginçtir ki bu adamların bilgileri ve fikirleri gibi aynadaki görüntüleri de müzelik olur. Yaşlı oldukları her hallerinden bellidir. Oysa onunla aynı yaştaki bilgisayara geçmiş adamın tipide düzgündür. Canlı bir görünümü vardır. Hayat ilerlerken o da ilerlemiş, hayatın yenilikleri karşısında o da yeniden başlamıştır.
Doğal seleksiyon gereği biri elenir diğeri sie yoluna devam eder. Eski yöntemler , eski filmler, eski eserler hep aynı yere gider. Eskiciye..
“Eskiye rağbet olsaydı,bit pazarına nur yağardı” diye bir atasözü vardır bilirsiniz. Eski iyi değildir.
Eskiden kasaplar vardı, girişlerinde değişik renklerde plastikten ipler sallanan sineklikleri olan, garip bir sesi olurdu onların birbirine çarparken. Elinizle kenara çeker girerdiniz içeri yarım kilo kıyma isterdiniz. “köftelik, dolmalık, misafir gelecek ona göre iyisini ver” derdik bir de annemizin zoruyla. Hani misafir önemlidir ya bizim toplumda bize kelek yapıyosun bari misafire yapma hesabı.
Oturu beklerdik bir köşede. Açardı ortasında kocaman daireden camı olan dolabı, keserdi ordan bir et parçası, “klank” diye garip bir sesle kapanırdı o dolap. Sonra yağlarını ayıklar, gözümüzün önünde kıyma makinesine atardı eti, hatta hep dikkat ederdim. İlla ki bi parmaklarını kaptırmış olurlardı zamanında kıyma makinesine bu kasap amcalar. Kasanın tam arkasında peşin satan, veresiye satan yazısı olurdu. Oysa şimdi büyük marketlerde hazır kıymalar var. Direk tartıp etiketi basıyorlar üstüne. Nerede o kasaplar şimdi. Hükümete kızıyorlar. Marketler bizi öldürdü diyorlar. Bir yandan haklılar belki ama diğer yandan şu geliyor aklıma. O zamanlar deseydik biz o kasaba gel benim marketin içinde bir köşe veryim sana diye. Gelir miydi ? gelmezdi. Kendi dükkanda kasanın arkasındaki göbekli adam gibi peşin satan olmak varken neden bir marketçi ile beraber olacaktı ki. Peki soruyorum nerde o kasap amcalar şimdi ?
Gelen her müşteriye öğrenci traşı kesen berberler nerde, alabulustan başka model bilmeyen berberler nerde ? erkek adam kaş mı alır , kılını mı aldırır diyen berberler nerde? Hepi topu bildiği 3 model olan, ben serseri saçı kesmem diyen berberler nerde ? rahatını bozmayan o berber amcalar nerde ?
Üniversitedeylen Ankara mogan gölünün orda bir mekana gitmiştim kızlı erkekli. Saçlarım uzun , eğlenceli bir serseri idim. Garson yanaştı yanıma. Ne var dedim. Saydı bişiler. “menü yok mu “ dedim. “menü yok malibu var “ dedi dövecek gibi bir ses tonu ile. Kendince bir espriydi sanırım bu. “menu yok malibu var” şimdilerde yine oralara gidiyorum. O mekan yok, o garson da yok ve hatta öyle bir garson çalıştıran patron da yok. Soruyorum o halde. O garson nerede şimdi ?
Müşterilere köpek gibi davran artisss şehirlerarası otobüs şoförleri vardı. Çok para kazanırdı onlar. Mercedes O 302 ler onlarındı çünkü. Yarı yarıya çalışırlardı. Otobüste yoktu hani. Şimdi firmaların arabaların çoğu ya da sözleşmelerinde takır takır yazıyorlar. Herkese şekil yapan o ayılar nerde şimdi ?
Avrupa matbaada deli gibi kitap basarken , “zinhar günahtır deyu” matbaayı senelerce memalik-i âli Osmani’ye sokmayan Osmanlı imparatorluğu nerde şimdi ?
Mahallenin illaki en iyi kızları ile evlenen kuyumcular nerde şimdi ?
Kısaca hayat devam ettikçe “yeniden başlamayanlar” nerde şimdi?
Yeniden başlamak zor, olanla devam etmek kolaydır. Yeniye geçmek zor , olanla yetinmek kolaydır.
Bununla ilgili bir fıkra geldi aklıma..
Hacının biri ölmüş..Fakat öbür tarafta karşılayan melekler
Hacı Amca kusura bakma biz seni yanlışlıkla aldık, daha senin üç yılın var!! Seni eski yerine yollayamayız, herkes öldüğünü biliyor. Bu yüzden başka bir kimlikle gideceksin. Fakat elimizde iki tane kadro var, biri profesörlük diğeri ise ibnelik istediğini seçebilirsin!!
Hacı Amca düşünmüş, düşünmüş, düşünmüş ve ibneliği seçmeye karar vermiş. Tabi hemen iyilik melekleri yanına gelmişler
Aman hacım ne yapıyorsun bunca yıl edebinle yaşadın, namaz kıldın , oruç tuttun, kabeyi tavaf ettin, gül gibi profesörlük varken hiç ibnelik istenir mi ..?!
Çok düşündüm, zaten topu topu üç yıl yaşayacağım, bilmediğim onca şeyi kafama sokacağıma, bildiğimi götüme sokarım, demiş.
İşte yeniden başlamak böyle bir şeydir. Kadınlar konusunda bugüne kadar bildiklerinizle mi yetineceksiniz, yoksa yeniden mi başlayacaksınız.???
Soruyorum. Dostlar.
Bir kadın profesörü mü olmak istiyorsunuz ?
Yoksa….??
Saygılarımla…
JoKeR – 12.08.2010
Son Güncelleme (Perşembe, 09 Aralık 2010 13:50)
Copyright © 2009 ---.
All Rights Reserved.


Yorumlar
Eline saglik joker.. Alıntı
cemiet zaten hayatımızı değiştirmek, yönünü değiştirmek için kurulmadı mı?
Çok teşekkürler joker yine etkiledin bizi Alıntı
"değişmeyen tek şey değişimin kendisidir" Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.