| Kadınları Etkileme Tavlama Baştan Çıkarma - Yeni Gelenler Önce Burayı Okuyun |

1990 lı yıllarda Türkiye o kadar gelişmiş değildi ve teknoloji gayet pahalıydı. “Almancı” tabir ettiğimiz gurbetçiler gelirken akrabalarına bir takım teknolojik hediyeler getirirlerdi. Bunlardan en sık rastlananı ise “mikser” olurdu.
Hatırlıyorum da o dönemleri 1-2 keyifli deneme ve çok güzelmiş teşekkürlerinin ardından özenle kutusu ile kaldırılırdı mikserler raflara , kullanmaya kıyamazdı anneler çünkü..
Ee o dönem kolay bulunan bir şey değildi ve pahalıydı. Aman kırılmasın bozulmasın diyerek özenle saklandı bu mikserler. Sonra ne mi oldu. Bazı evlerde hala durur o hiç kullanılmamış teknoloji çöplüğü mikserler.
Kıymeti zamanında bilinememiş, kıymet vermek adına harcanmış bir değer !!
İşte sevgili dostlarım biz de bazen hayatımızdaki mikserleri böyle harcarız aslında kıymet vermek adına. Kullanmadığımız, hakkını vermediğimiz bir sürü değer.
Kullanılmayan bir mal veya değerin aslında hayatta hiçbir anlamı yoktur. Misafir odaları denilen bir şey var mesela. 100 metre karelik evin yarısıdır salon. Misafir odası denir hiç oturulmaz. Oturma odası denilen 6 metre kare yere tıkışırsın. Niye ?
40 yılda bir misafir gelecekte iyi koltuklarda oturacak diye, çeyizlik danteller yok efenim sadece ve sadece misafirlere çıkarılan çatal bıçak takımları ile porselen takımlar..
Arabanın kilometresi çoğalmasın aman eskimesin diye işe otobüsle gitmek vb. yahu sen o arabaya binmeyeceksen senin olsa ne olur olmasa ne olur.
Unutmayalım ki. “kullanmadığımız şey bizim değildir.”
Zamanında yazlığa giderdim tek başıma, az bir para, komşu vardı dolmuşları var 2-3 tane amanın ne para var adamda. Ben köfteler patates kızartmaları sosisler kolalar. Şahane müzikler, beyaz masa örtüsü ve mum ışığında yemek yerdim, oysa o örtüsüz verzalit masada bulgur, taze fasulye ve karpuz.
O zamanlar diyordum. Benim hayatım bu adamdan güzel diye, oysa o adamın varlığı benimkinin misli misli idi ama ne demiştik. “kullanmadığımız şey bizim değildir.”
Bir yazısında şöyle demişti cemiyetin kıymetli dostlarından divane “Elimizde olmayan o kadar çok şey var ki hayatta, bu yüzden elimizde olanları iyi değerlendirmeliyiz.” Ne güzel söylemiş değil mi?
Zaten elimizde olmayan onca şey varken, elimizde olanlara Almancının mikseri muamelesi yaparsak kendi kaybedişimizdir bu.
Gençliğimiz, zamanımız, enerjimiz,sağlığımız bunların hepsi ama hepsi sadece kullanıldığında bizimdir.
Okulda ki ilanlarda ücretsiz tiyatrolar, konferanslar, çeşitli etkinlikler bas bas sana bağırıyorken sen hiç birine gitmiyorsan, sakın bizim okulda şu var bu var diye böbürlenme onların hiç biri senin değil.
Sadece derslere girip çıkıp eve gidiyorsan sen üniversiteli olamamışsın hala lisede yaşıyorsun demektir. Ben üniversiteliyim deme çünkü o üniversite de senin değil. Sen sadece orada okuyan basit bir öğrencisin.
Arkadaş dediklerinle dertleşmiyor. Onlara yardım etmiyorsan arkadaşlarım var deme çünkü onlar senin değil.
Müzik kulağın çok iyiyse ve sen hala bir enstrüman çalmıyorsan, sakın müziğe yeteneğim var deme çünkü o yetenek senin değil.
Son olarak cemiyete üyeysen ve sadece okuyorsan sakın cemiyetim var deme, o cemiyet senin değil !!!
ÇÜNKÜ
Kullanmadığın şey senin değildir !!!
Saygılarımla..
JoKeR – 16.06.2011
Copyright © 2009 ---.
All Rights Reserved.


Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.